Termesos- Karain Magarası Ve  Kırkgöz Han

07:30 (Kundu)
Termesos antik kentine tirmanis ve ayrintli ziyareti
(gimnasium, odeon,agora, tiyatro,tapinaklar,su sarniçlari,anitsal mezarlar…
Ögle yemegi molasi
Karain Magrası Kırkgöz Han
Alisveris molasi
17:00 Otelllere dönüs transferi

 

TERMESSOS

Antalya’nın yaklaşık 40 km kuzey batısında, antik adıyla “Solym Dağı’nın 1050 m. Yükseklikteki eteklerine kurulan Termessos’un adı tarih sahnesine ilk olarak MÖ.333 yılında Büyük İskender’e teslim olmayan ve Büyük İskender’in savaşmasına rağmen fethedemediği tek antik kent olarak çıkar. Kentin Luwi/Etrüsk dilindeki adı Termeassa’dır ve “Dağ Beli Üzerindeki Hisar Kent” anlamına gelmektedir. Termil boyu’nun Psidya, Likya , Pamphilya sınırına kurdukları en önemli antik kentlerden biridir. Tarihinde hiçbir ordu tarafından fethedilemeyen Termessos, doğal afetler karşısında bu kadar direnememiş, MS. 5. ve 9. yüzyıllardaki depremlerden sonra yeniden inşa edilme olanağı bulamamıştır. Bu gün Termessos’un kalıntıları arasında ,Tiyatro, odeon,gimnasium, kendine özgü yapısıyla su sarnıçları, Büyük ve Küçük Artemis tapınakları sayılabilir. Diğer yandan şehrin çeşitli noktalarında birçok likya tipi anıt mezar gözlenmektedir. Kuşkusuz anıtsal mezarlar ve sunaklar arasında hüzünlü öyküsüyle general Alcetas’ın anıtsal mezarı özel bir öneme sahip. İskender’in ölümünden sonraki iktidar kavgasında, Antigonos’a karşı tutunamayan Alcetas ve arkadaşları Termessos’a sığınırlar.. Antigonos ısrarla rakibinin kendisine teslim edilmesini ister. Termessos’un yaşlıları bu talebi karşılama eğilimindeyken, gençler Alcetas’ı teslim etmeyi reddederler. Ancak yaşlıların daha ağır bastığını gören Alcetas kendi hayatına son vererek sorunu çözer. Ve gençler onun için bir anıtsal mezar yaparlar. Termessos aynı zamanda yaban keçilerinin üreme alanı olan çok geniş bir Milli parkın da içinde olup bu parka adını vermiştir

KARAİN MAĞARASI


Antalya'nın 27 km kuzeybatısında bulunan Karain Mağarası, merkeze bağlı Yağca Köyü içindedir. Prehistorik tarih öncesi değeri olan mağara, Batı Toros kalker kuşağının tarverten ova ile teşkil ettiği sınırda, yamacın 80 m kadar üstünde, denizden 370 m kadar yükseklikte bulunmaktadır. Karain Mağarası, ilk kez 1919 yılında Antalya şehrinin kısa bir süre italya işgali altında kaldığı sırada italyan Gaiseppe Moretti tarafından bulunmuştur.

Yapılan prehistorik araştırmalar ve kazılardan ortaya çıkan bulgulardan, Karain Mağarası'nın Orta Paleolitik (Yontma Taş Devri) çağlarında sürekli iskan gördüğü anlaşılmaktadır. Klasik çağlarda da bu iskanın devam ettiğini ve mağaranın kutsal bir adak ve tapınma yeri olarak kullanıldığını bilhassa dış duvarlar üzerindeki kitabelerden anlıyoruz. Karain Mağarası'ndaki kültür katları arasında, çakmak taşından yapılmış el baltaları, çeşitli kazıyıcılar süs takıları ve ok uçları ile su aygırı parçaları bulunmuştur.

Karain Mağarası'na, basamak şeklinde düzenlenmiş bir patika ile çıkılmaktadır. Mağara içi elektrik ışığı ile aydınlatılmış olup kısmen turizme açılmıştır.

Kırkgöz Han


2. Gıyaseddin Keyhüsrev zamanında 1247 tarihinde yapılmıştır. Antalya - Burdur yolu üzerinde ve Antalya'ya 30 km. mesafede bulunan Kırkgöz'deki Pınarbaşı mevkiindedir. Moloz taş ile yapılmıştır. Sade yapılı bir handır. Planı, ortası bir avluya, bir salonu (Kışlık kısmı), dar cephede bir portale sahip olan hanların planına güzel bir örnektir. Arkada bulunan salon bütün yapıya hakimdir. Gerek arkadaki kışlık kısım gerekse yan mekanlar oldukça sağlamdır.