Antalya Sehir Turu


09:00(Konyalti) 10:00 Otellerden toplama
Tophane, Antik yat limani ve Kaleiçi ziyareti
Hadrianus Kapisi (Üç Kapilar.)
Karpuzkaldiran Selalesi
Ögle yemegi molasi
Geleneksel el sanatlarinin tanitimi ile ilgili atölye ziyareti
Düden Selalesi’nin ziyareti
Halkpazari ziyareti ve 16:30 otellere dönüs transferi.
 

 

ANTALYA

Antalya bir zamanlar Anadolu’da yaşayan ve Anadolu kültürüne biçim veren ilk kavimlerin bölgesiydi.Attalia,verimli toprakları ve civardaki en korunaklı limanı ile Bergama kralı Attalos’u “World paradise” olarak çağırıyordu. Demir çağının ilk dönemlerinde Korykos’lara ev sahipliği yapmıştı.Taş çağında Anadolu’nun yerli kavimleri dört antik bölgede yaşıyorlardı.Klikya ,pamfilya,Pisidya ve Likya. Bölgede yerli kavimlerin yaşadığı taş çağından kalma birçok mağara bulunuyor ve bunların arasında Karain çok özel bir öneme sahip. Antalya bölgesi İ.Ö.546 yılında Pers’lerin eline geçti.Bu dönemde Anadolu’nun tümüne Kyros krallığı hakimdi.Bu tarihleme Büyük İskender’in gelişine kadar olan sürede kullanılan vergilendirme sistemine dayanmaktadır. Bu ünlü Makedonyalı Kral Pamfilya’ya Likya üzerinden geldi ve bölgedeki fethi çok zor olan Termessos ve Silyon dışındaki bütün şehirleri işgal etti. Helenistik çağ bütün Anadolu’da olduğu gibi Antalya’da da kültürlerin kaynaşması şeklinde geçti.İÖ.188 Apameia anlaşmasından sonra Romalılar Likya dışında tüm bölgeyi Pergamon Krallığı’na bıraktılar.Ve bu dönemin hemen arkasından Attalos Attalia’yı bir yeryüzü cenneti olarak kurdu ve ona bu ismi verdi. MS. 43 yılında Cladius Likya’yı Romanın bir vilayeti ilan etti. Antalya Bölgesi’nin doğudan batıya Side, Selge, Aspendos,Syllion, Perge, Termessos, Phaselis, Olympos, Arykanda, Limyra, Myra, Kyaneai, Apollonia, Phellos, Patara ve Xantos gibi şehirleri, MS 1. ve 2, YY arasında altın çağlarını yaşadılar.İmparatorluğun çöküş dönemi 3. YY da başladı ve bu bölgeyi de etkiledi.Bir yandan imparatorluğun bölünmesi nedeniyle otoritenin zayıflaması, diğer yandan arap saldırıları nedeniyle halk yavaş yavaş antik kentleri terkediyordu. Noel Baba bölge halkına verilen son bir hediye gibiydi. MS.1207 yılında Gıyaseddin Keyhüsrev bölgeyi Selçuklu topraklarına kattı.Özellikle Alanya ve Antalya bu tarihten itibaren antik dönemin birer göstergesi olan Türk şehirleri olarak var oldular Bölge bugün doğa ve çeşitli kültürlerin tüm mozaiklerini veren bir turizm cenneti durumundadır

KALEİÇİ

Antalya antik şehri atnalı şeklindeki iki kalın duvar tarafından korunmaktadır.Sur şeklindeki bu duvarlardan biri deniz kıyısı boyunca uzanmakta, diğeri de kara tarafında bulunmaktadır. Bu duvarlara ek olarak çeşitli yerleşim birimlerini birbirlerinden ayıran duvarlar da vardır. Ve dış duvarlarda yaklaşık elli adımda bir kule bulunmaktadır. Bu duvarların yapılış tarihi antik dönemlere kadar gitmektedir. Romalılar tarafından temelleri atılan bu duvarlar Selçuklular tarafından onarılmışlardır.Duvarlar yapılırken üzerlerinde antik yazıtlar bulunan birçok taş blok kullanılmış ve bunlar 19. yy.a kadar çok iyi korunabilmiştir. Bugün şehir içinde duvarların ancak Hıdırlık Kulesi,Hadriyan kapısı ve Saat Kulesi gibi kalıntılarına rastlanabilmektedir.Deniz tarafından da surlarla korunan antik şehir ve duvarlar günümüzde Kaleiçi diye adlandırılmaktadır. Caddeler ve binalar hala Antalya’nın tarihini yansıtan birçok işaretle doludur.Evlerin karakteristik yapısı Antalya’nın sadece mimari tarihi hakkında bilgi vermekle kalmaz,aynı zamanda bölgedeki yaşam tarzını,gelenek ve görenekleri, ve yaşam alışkanlıklarını en iyi şekilde yansıtır.Sur içindeki dar sokaklar limandan yukarıya duvar boyunca uzanırlar.Yivli Minare, Keyhüsrev Medresesi,Karatay Medresesi,İskele Camisi, Tekeli Mahmut Paşa Camisi,Kesik minare sur içindeki önemli tarihi eserlerden sadece bazılarıdır. Antik Yat Limanı, aslına uygun olarak restore edilip çağdaş konaklama tesislerine dönüşen tarihi konakları ve evleri, asmaaltı kahveleri ve küçük dar sokaklara serpiştirilen hediyelikçi dükkanlarıyla Kaleiçi yerel halkla iç içe olmaktan hoşlanan seçkin turistlerin sürekli uğrak yerlerinden biri haline gelmiştir.