2 Gün 1 Gece Pamukkale 3 * H/B


07:30 (Kundu) 08:15 otellerden toplama
Yol üzerinde,yörük çadirlarinda fotograf ve çay molasi
Salda Göl’ü kiyisinda ögle yemegi molasi
Pamukkale’ye varis,Hierapolis ve travertenlerin gezilmesi
Otele giris,dinlenme molasi
Travertenlerden günbatimi izlenmesi
Otelde aksam yemegi ve animasyon gösterisi ve geceleme.
Sabah kahvaltisi ve otelden ayrilis
Pamukkale Kasabasindan Travertenlerin izlenmesi ve fotograf molasi
Hali ve textil atölyesi ziyareti.
Ögle yemegi molasi ve 18:00 dönüs ve otellere transfer
 

 

PAMUKKALE-HİERAPOLİS

Dünya’nın Sekizinci Harikası sayılan Pamukkale Travertenleri ile, arkeoloji literatüründe “kutsal Kent “ olarak da adlandırılan Hierapolis hemen hemen içiçedir.Yeryüzüne çıktığı anda 35 derece olan kireçli su hem büyüleyici beyaz travertenleri oluşturmuş, hemde şifalı olduğuna inanılması nedeniyle Pamukkale’nin tarihten bugüne bir çekim merkezi olmasını sağlamıştır. Hierapolis adını Bergama’nın efsanevi kurucusu Telephos’un karısı amazonlar kraliçesi HİERA’dan almaktadır. Kentte birçok ve farklı türde tapınak bulunması ,İsa’nın havarilerinden Aziz Philip’in MS. 80 yılında burada öldürülmesi, 4.yydan itibaren metropolis olması “Kutsal Kent” nitelemesinin nedenlerinden bazılarıdır. Özellikle Kuzey girişindeki nekropolde farklı antik anıtsal mezar örneklerinden her türlüsünü görmek mümkündür. Bu da farklı tarihsel dönemlerde farklı Anadolu kültürlerine mensup önemli kişilerin Hierapolis’te tedavi gördüğü ve anıtsal mezarlarının da öldükleri yere yapıldığı şeklinde değerlendirilmektedir.Kent en önemlisi MS:60 olmak üzere depremlerle birkaç kez yıkılmıştır. Etrafındaki sütunlu galeriler ve kamu binallarıyla kentin önemli kalıntılarından olan ana caddenin iki anıtsal kapısı vardır ve kuzeyden güneye kenti ikiye böler. Duvarları ve tonozları ayakta kalmış olan hamam MS 2. yy da yapılmıştır ve günümüzde müze olarak kullanılmaktadır. Kuşkusuz kentin günümüze kadar gelen en görkemli antik yapısı tüm cephesi ile birlikte korunabilen tiyatrodur.Yapımına büyük depremden sonra 62 yılında başlanan tiyatronun 206 yılında tamamlanabildiği anlaşılmaktadır. 8 Merdivenle yediye bölünen caveanın tam ortasından geçen diazomaya her iki yandan da tonozlu kapılardan girilmektedir. Tiyatroda caveanın tam ortasına konumlanmış imparator locası ,sahne ve diazoma girişindeki kabartmalar dönemin inançları, efsaneleri ve güncel yaşamını günümüze taşıyan sanatsal yapılar olarak izleyenleri büyülemeyi sürdürüyor